Monday, 21 May 2012
Dünya ile haber ve yazilar!

Ekim Devrimi ve ... / M. Can YÜCE

AddThis Social Bookmark Button

Ekim Devrimi ve Bugünün Anlattıkları

Ekim Devriminin 91. Yıl döneminde bugünün temel sorunlarına onun perspektifiyle bakmak önemli bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır. Bugün üzerinde yaşadığımız dünyanın yaşadığı ölümcül krizler ve sorunlardan kurtuluşunun Ekim Devriminin derslerini özümasmiş devrim ve sosyalizmden geçtiğine inanıyorum… Bu anlamda bugün Ekim Devrimini anlamanın ve derslerini bilince çıkarmanın çok daha gerekli olduğuna inanıyorum. Unutmamak gerekir ki, beğenelim veya reddedelim, Kürdistan’daki son 30 yıllık gelişmelerde özel olarak Ekim Devriminin, genel olarak sosyalist düşünce ve uygulamaların önemli bir etkisi vardır…

“Başka bir dünya mümkün!” Biz bu dünyaya mahkum değiliz?

Devamını oku: Ekim Devrimi ve ... /  M. Can YÜCE

Neo Liberalizmin Çöküşü.../ M. Can YÜCE

AddThis Social Bookmark Button

b_dolarBu çöküş, aslında sadece bir politik çizgi ve onun damgasını vurduğu bir dönemin çöküşü değil, aynı zamanda temel yasası kâr olan kapitalist düzenin çöküşüdür! Kriz, küresel sermayenin merkezinde başladı, domino etkisiyle diğer bölge ve ülkeleri etkilemektedir. Büyük bankalar peş peşe batıyor, kimilerini hükümetler "Kurtarma operasyonuna" tabi tutuyor. Kimilerinin iflas etmelerine göz yumuluyor. Bu çöküş sürecinin nereye kadar varacağını, neler olacağını kimse tam olarak kestiremiyor. Ancak kapitalist-emperyalist merkezlerde yeni arayış ve tartışmalara neden olduğu çok açıktır.

Neo liberal politikalar 1980'lerin başında ADB ve İngiltere'de yürürlüğe girmiş, Türkiye 24 Ocak Kararlarıyla bu kervana katılmış, onları bir dizi Latin Amerika ve Uzak Doğu ülkesi takip etmişti. Bu, aslında, bir bakıma vahşi kapitalizme, sınırsız sömürü ve vurgun döneminin devletler eliyle yeniden düzenlenmesi demekti. "Köpeklerin salındığı, taşların bağlandığı" bir dönemdi bu... İşçi ve emekçilerin sendikasızlaştırılması, taşeronlaştırma, ücretlerin aşağıya çektirilmesi veya dondurulması, işsizlik, süreklileşen yoksulluk; buna karşılık özellikle mali sermeyeninin önündeki her türlü engelin kaldırılması ve sınırsız bir soygun ve vurgun sisteminin küresel çapta kurumlaştırılması, işte bunlar neo liberal saldırganlığının çok kaba bir özetini anlatmaktadır.

Devamını oku: Neo Liberalizmin Çöküşü.../ M. Can YÜCE

Çok Kutupluluğa Doğru… / M. Can YÜCE

AddThis Social Bookmark Button

Berlin’i ayıranduvarın yıkılışı ve Sovyetler Birliği’nin dağılışı ve göçmesiyle birlikteliberalizmin kesin zaferi ilan edildi. Bunun “Tarihin sonu” olduğu kehanetindebulunanlar (Fukuyama) oldu. Ayrıca emperyalizmin sona erdiğini, 21. Yüzyılınbir “İmparatorluk yüzyılı” olduğunu belirtenler oldu. Küreleşmenin, bir bakıma“Yeni bir dünya düzeni” demek olduğunu ve bunun da savaşlar yerine barışıgetireceğini belirtenler oldu…

Ama bütün buiddiaların, tumturaklı lafların ve değerlendirmelerin ideolojik hegemonyanınetkili birer unsuru olduğu çok geçmeden ortaya çıktı. 2. Emperyalist DünyaSavaşından sonra kurulan iki kutupluluğa ve güç dengelerine dayalı dünyadüzeni, Sovyetlerin yıkılışıyla birlikte yıkılmış, yerini tek kutuplu bir geçişsürecine bırakmıştı. Askeri, politik ve biraz da ekonomik gücüne dayanarak ABD,bu geçiş sürecini kalıcılaştırmak, kendisinin tek ve rakipsiz olduğu bir dünyasistemi, kendi ifadeleriyle “Yeni Dünya Düzeni” kurmak ve 21. Yüzyılı bir ABDyüzyılı haline getirmek için bütün gücünü ve olanaklarını, potansiyelleriniharekete geçirdi…

Devamını oku: Çok Kutupluluğa Doğru… / M. Can YÜCE