Pazartesi, 06 Eylül 2010
Sitemize Hoş Geldiniz!..
Developed by JoomlaVision.com
Dünya Barış Günü, TC ve Kürdistan,

Dünya Barış Günü, TC ve Kürdistan, 

M. Can YÜCE/ Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü… Hitler ordularının Polonya’yı işgal ederek II. Dünya Savaşını başlatması ve bunun yarattığı sınırsız yıkımlara karşı barış özlemini dile getiren bir gün… Kuşkusuz “Savaşsız bir Dünya” özlemi, sürekli insanlığın gündeminde olmuş ve bu uğurda sayısız mücadele verilmiş, sınırsız bedeller ödenmiştir. Böyle bir özlemin bilince dönüşmesi de ancak bu sayede olmuştur!  Bu mücadelede sosyalistlerin, devrimcilerin hatırı sayılır bir rolünün olduğunu vurgulamadan geçmek büyük bir haksızlık olur. II. Dünya Savaşının pratiği bunun en somut kanıtıdır. 1 Eylülü “Dünya Barış Günü” ilan eden Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) ve Varşova Paktı ülkelerinin oluşturduğu Dünya Barış Konseyi'dir. Savaşsız bir dünya özlemini dile getirmek, bunu doğru bir…

Devamını oku

ASLA UNUTULMASIN DİYE “REFENDUM HİKÂYESİ”!

ASLA UNUTULMASIN DİYE “REFENDUM HİKÂYESİ”! 

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER “Körleştiğimizi sanmıyorum, bence biz körüz. Körüz, ama görebiliyoruz. Görebilen, ama görmeyen körleriz.”[1] “Anayasa Referandumu Paketi”nin oylanmasına az zaman kaldı. “Evet”/ “Hayır” orta oyunuyla dört yan toz duman. “Yetmez Ama Evet”cilerle “İstemesek de Hayır”cılar da işin cabası! Bugünler, bugünlerde söylenenler, olanlar yazılmalı; unutulmasın, gelecek günlerde anımsansın diye kayıt altına alınmalı… Hem de “Evet” ile “Hayır”ın kayıkçı dövüşü gibi, “Yetmez Ama Evet”cilerle “İstemesek de Hayır”cıların vukuatlarıyla; “Boykot”a karşı dezenformasyona dayalı reel-politiker tutumlarıyla yazılmalı… Aslı sorulursa bir yerde de Thomas More’un, “İnsan, iyiyi gerçekleştiremezse, kötüyü yumuşatmalıdır” önermesine, “Böyle düşünmek yerine, yeni bir ülke için harekete geçmeli, yaşamın pahasına da olsa değişim için çaba sarf etmelisin. Bu ise sadece karşıdan bakıp…

Devamını oku

SAVUNMA SUSTURULAMAZ!

SAVUNMA SUSTURULAMAZ! 

“Res tantum valet, quantum vendi potest!”[*] Yeni adlî yılın açılışının eşiğinde, Anayasa değişikliğine ilişkin referandum, Adalet Bakanlığı-HSYK kapışması, Ergenekon duruşmaları, tutuklanıp salıverilmeleri bir “tahterevalli” oyununa dönüşen “darbe zanlısı” TSK mensuplarının durumu vb. “krizler”in depremiyle sarsılan Türk hukuk sisteminde kimsenin fark etmediği bir yara, kanamaya devam ediyor; ve üstüne üstlük de açıldıkça açılarak. Oysa bu yara, belki yukarıda sayılan “büyük kıyametler”den çok daha güncel, çok daha can yakıcı biz, bu ülkenin ayrıcalıksız, sıradan yurttaşları için. İnsan hakları savunucusu avukatlar hakkında yapay suçlamalarla birbiri peşi sıra açılan davalar, doğrudan, hak ihlâllerinin sürekli hedefini oluşturan biz sosyalistler, militan işçiler, Kürtler, muhalif aydınlar, ana-akım dışı gazeteciler, insan hakları savunucuları, vicdanî redciler, Çokuluslu şirketlerin çıkarlarına…

Devamını oku

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle bir kez daha.../KB

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle bir kez daha.../KB 

“Ya barbarlık, ya sosyalizm!” Kapitalist-emperyalist barbarlık altında ezilen milyarlarca insan, insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük vahşetle bu düzen sayesinde tanışmış oldu. Özellikle 20. yüzyılın ilk çeyreğinden bugünlere, sömürülen sınıfa mensup milyarlarca insan, sömürücü bir sınıfa mensup küçük bir azınlığın çıkarları için dünyanın nasıl da harabeye çevrildiğine tanık oldu. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde ise insanlık aynı barbarlığın yarattığı trajediyi yaşamaya devam ediyor. Savaşların harabeye çevirdiği yaşam alanlarında sağ kalmayı başaran yoksulları kapitalizm; açlıkla, salgın hastalıklarla, felaketlerle öldürüyor. Dünyanın mazlum halkları bu barbar sistemin faturasını ödüyor. Türkiye cephesinde ise Kürt halkına karşı topyekün savaş konsepti hayata geçiriliyor. Irak’ta, Afganistan’da, Pakistan’da, Filistin’de ve dünyanın birçok yerinde baskı ve teröre maruz kalan mazlum…

Devamını oku

Esenyurt'ta boykot çağrısına gözaltı saldırısı

Esenyurt'ta boykot çağrısına gözaltı saldırısı 

(27.08.10) - Esenyurt'ta referandum oyununa karşı boykot çağrısı yapan BDSP'li sınıf devrimcileri 27 Ağustos günü polisin gözaltı saldırısıyla karşı karşıya kaldılar. Esenyurt BDSP'nin 28 Ağustos günü araştırmacı-yazar Volkan Yaraşır ve BDSP temsilcisinin katılımıyla gerçekleştireceği referandum paneline çağrı afişleri asan iki sınıf devrimcisi, keyfi bir biçimde gözaltına alındı. Faaliyet sırasında durdurularak zorla polis aracına bindirilmeye çalışılan BDSP'liler, sermaye devletinin ve onun bekçiliğini yapan polisin gerçek yüzünü etrafta toplanan emekçilere teşhir ettiler. Devletin kolluk güçlerinin, Esenyurt Meydanı'nda düzen partileri stant açıp gerici propagandalarını yaparken aynı alanda sınıf devrimcilerinin çalışmasını engelleme çabası birkez daha demokrasi havariliği yapanların gerçek yüzünü gözler önüne serdi. Gözaltına alınmalarının ardından karakola götürülen sınıf devrimcileri, polis karşısındaki net tutumlarını…

Devamını oku

KÜRDÜN ÖZERKLİK MESELESİ

KÜRDÜN ÖZERKLİK MESELESİ 

Sadık Varer / Mustafa Kemal, 27 Haziran 1920’de Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı bir konuşmada, ''Milletlerin kendi kaderlerini bizzat idare etmeleri hakkı, bütün dünyada kabul olunmuş bir prensiptir. Biz de bu prensibi kabul etmişizdir. Tahmin olunduğuna göre Kürtlerin bu zamana kadar yerel idareye ait teşkilatlarını tamamlamış, reis ve nüfuzlu kimseleri bu amaç doğrultusunda bizim tarafımızdan kazanılmış olduğu dikkate alındığında, reylerini ortaya koyduklarında zaten kendi kaderlerini de belirleyeceklerinden, Büyük Millet Meclisi idaresinde yaşamaya talip olduklarını ilan etmelidirler.” diyordu. Büyük Millet Meclisi’nde 10 Şubat 1922 tarihinde gerçekleşen gizli oturumda Kürdistan’ın Özerkliği Yasası oylanmış ve yasa 64’e karşı 373 oyla kabul edilmiştir. Meclisçe onaylanan 18 maddelik Kürdistan’ın Özerkliği Yasası’nın bazı maddeleri şöyledir: ''Madde 1:…

Devamını oku

“Demokratik Özerklik” Ne Kadar Demokratik?

“Demokratik Özerklik” Ne Kadar Demokratik? 

M. Can YÜCE / Demokratik Özerklik konusuna biraz daha devam etmemiz gerekiyor. Bir önceki yazımızda iki açıdan bu projenin demokratik olmadığını vurgulamıştık. Birincisi, Kürt halkının kendi kaderini özgürce belirleme hakkını karşılayan bir proje değil, sömürgeci egemenliği biraz daha “yaşanabilir” kılmaya yönelik bir projedir. İkincisi, bu proje, halkın özgür iradesini, özgür örgütlenmesini, özgür ifadesini açığa çıkaran ve bunlara dayanan, bunları işleten bir yapıya ve “iktidar sitemine” sahip değildir. Bu ikinci noktayla ilgili bir önceki yazımızda kısaca şunları yazmıştık: “Demokratik Özerklik Projesi, devlet karşısında, devletle ilişkiler açısından Kürt halkının geleceği ve kaderi üzerinde özgürce söz ve karar sahibi olma hakkını içermediği gibi, başka yönleriyle de demokratik bir içeriğe, işleyişe ve mekanizmalara sahip…

Devamını oku

HEMŞİNLİ ERMENİLER.

HEMŞİNLİ ERMENİLER.  

Hemşinli bir Ermeni kadının günümüzdeki görüşü 1. kimlik ve değişmiş kültür 2. Kültürel yabancılaşma 3. Vatan ve grup kimliğinin sembolü olarak Hemşin 4. Kimlik kaybı 5. Zorla asimilasyon ve din yitimi Önsöz İşbu çalışma benim Almanya’da kaldığım otuz yıllar zarfında – gerekli olan arayışlar ve iç heyecanla dolu bir dönemde – yaratılmıştır. Bu kitap bir arzu olmaktan ziyade bir iç baskının bana başka bir seçim hakkı vermemesi sonucunda doğmuştur. Oturup çeşit çeşit tartışmalar hakkında yazma, kendi içimde bir içgüdü gerçeği ve bizim Hemşinli kadınlarımızın ruhunun cevabı aramak ile hem yeni hem de unutulmuş kişisel ve insani benzerlikler arama mecburiyetim vardı. Ruhsal veya psikolojik açıdan yaklaştığımızda, içgüdü dünyasının deneyimi var olan…

Devamını oku

SÖYLEYİŞİ

SÖYLEYİŞİ 

Ahmet XACALİŞİ ile Laz-Margallar ve Abhazlar üzerine söyleşi6/4/2010 · Kategori: Xacalişi, Lazlar, Abhazlar, Laz, Abhazya Sayın Kırım kendinizi tanıtır mısınız? Yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? 1949 Malatya-Doğanşehir doğumlu olup Rize-Ardeşen’liyim. Kendisini sosyalist olarak tanımlayan Türkiyeli bir Laz’ım. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunuyum ve halen avukatlık yapmaktayım. Yaşamımın çeşitli evrelerinde birçok siyasi yayın organının çıkarılmasında katkıda bulundum. Çeşitli görevler aldım. Halen uluslararası ilişkiler, dünyadaki gelişmeler üzerine kendi çapımda çalışıyorum. Karalahana ve halkıngunlugu sitelerinde periyodik olarak makaleler yazmaktayım. 1992 yılında Laz Vakfı kuruluş çalışmalarına öncü oldunuz. Gelişen olaylar, beraberinde linç kampanyası ve sonucunda Laz Vakfı kurulamadı. Bu konudaki birikimlerinizi bizlerle paylaşır mısınız? Laz Vakfı kurulup günümüze kadar ulaşabilseydi muhalif bir kimlikle, Kafkas halklarının kardeşliğine…

Devamını oku

Siyah Kızkardeşlerimizle Dayanışmaya!..

Siyah Kızkardeşlerimizle Dayanışmaya!.. 

Dünya halklarını sömüren kapitalistler, bir yandan içerisine girdikleri ekonomik krizin yükünü işçi ve emekçilerin sırtına bindirirlerken diğer bir yandan da krizin sorumlusu olarak göçmenleri hedef göstererek halklar arası kardeşliği öldürmeye, sınıfı içten parçalamaya çalışmaktadırlar. Yasaları, bürokrasisi, pratik politikaları ile ırkçılığa meşruiyet kazandırmaya çalışmaktadırlar. Fransa’da son aylarda Afrikalı göçmenlerin kaldığı evleri boşaltan Fransız devleti, Cumhurbaşkanı Sarkozy’in emri ile Roman göçmenlerin kaldığı 300 çadır kampı dağıtmış, kampta kalanları sınırdışı etmeye çalışmıştı. “Avrupa Demokrasisi” yerlerde sürükledi.. Yine Fransa’da evlerinden çıkarılan ve bir süredir sokakta yaşayan Afrikalı göçmen kadınlar, gelişmelere sessiz kalmayarak kucaklarında çocukları ile 21 Temmuz günü gösteri düzenlemiş, düzenledikleri gösteride vahşice saldırıya uğramışlardı. Saldırıda; hamile ve çocuklu kadınlar tartaklanmış,  kadınlar bebekleri ile…

Devamını oku

Referandum ve “Demokratik Özerklik”

Referandum ve “Demokratik Özerklik” 

M. Can YÜCE / Anayasa Değişikliği ilgili referandum kampanyasının başlarında BDP, “Boykot” ve “Demokratik Özerklik” sloganını birlikte telaffuz etmeye başladı. Buna göre halkın referandumu boykot düzeyi, bir bakıma Demokratik Özerklik için bir onay, bir referandum niteliği taşıyacaktı. Referandum ve bu kendilerine göre “Stratejik” hedef arasında kurulan ilişkinin politik ve “teknik” yanılgıları bir yana, kurulan tersten denklem genel geçer politik hesaplar bakımından da kendi içinde açmazları taşıyordu. Ancak konumuz, burjuva anlamda siyaset ve onun getirip götürecekleri değil, Kürt halkı ve geleceği açısından Demokratik Özerklik hedefinin ne anlama geldiğini bir de bu referandum vesileyle ortaya koymaktır! Aslında BDP, KCK ve PKK’nin “Boykot” tutumu ilkesel olmaktan çok, muhatap alınma istemlerinin reddi veya hesaba…

Devamını oku

15 Ağustos Atılımı

15 Ağustos Atılımı 

M. Can YÜCE / Sosyalist-Şoreşger imzalı, 2007 tarihinde yazılan bildirini geniş bir bölümünü aşağıya alıyoruz. Bu görüşlerin son gelişmeler tarafından da bir kez daha doğrulandığını söylemek bir abartı değil, gerçekliğin tesliminden başka bir şey değildir. İmralı’dan bu yana tersine dönen PKK çizgisine bakarak 15 Ağustos Atılımını karalayanlar ile onun özünü boşaltanların programatik olarak aynı noktalarda buluşmaları çok ilginç olmalıdır. Bir de bu nedenle aşağıdaki bildirinin dile getirdiği görüşler önemli ve önemle değerlendirilmelidir. Şimdi birlikte okuyalım: “15 Ağustos, bir tarihtir, bugünü etkilemeye devam eden bir tarih... 15 Ağustos Atılımının üzerinden yıllar geçti. 23 yıl... Neredeyse çeyrek asırlık bir süre... O günden bu yana sayısız olay oldu, sayısız gelişme yaşandı... 15 Ağustos…

Devamını oku

Rejim krizi ve Kürt sorunu - EKİM

Rejim krizi ve Kürt sorunu - EKİM 

Ekonomik krizin de etkisiyle sınıf eksenli kitle hareketinde son iki yıldır kendini Ekim 267/PDF biçimi için tıklayın! gösteren yeni canlanma, bu yılın başında toplum ölçüsünde büyük etki ve yankılar yaratan TEKEL Direnişi’yle birlikte yeni bir safhaya ulaştı. İstanbul Taksim’deki görkemli 1 Mayıs ise bu yeni canlanmanın doruğu oldu. Böylece sol eksenli toplumsal muhalefet uzun bir aradan sonra toplum gündeminde kendine yeniden bir alan açmış gibi göründü ve sonrası için umutları güçlendirdi. Ne var ki, halen tek tek işçi direnişleri birbirini izliyor olsa da, toplumsal hareketlilik şu sıralar büyük ölçüde hız kesmiş bulunmaktadır. Sendikal bürokrasi tarafından rezilce ortada bırakılan 26 Mayıs eyleminin belirgin başarısızlığı bu açıdan bir dönüm noktası oldu.

Devamını oku

“KİMLİK PRANGASI” MI?[*]

“KİMLİK PRANGASI” MI?[*] 

SİBEL ÖZBUDUN “Gerçek evrenselcilik (tümelcilik), çeşitliliğe (farklılığa) saygı duyar: Evrenselciliğin kaynağı farklılıktır (çeşitliliktir), ama farklılığın da kaynağı birliktir; işte bu unutuluyor.”[1] Post-modernist yönelişlerin “sınıf” ile “kimlik”, ya da daha bağlamsal bir konumlandırmayla “ekonomi-politik” ile “kültür” arasına yerleştirdiği (ve benim “yapay” olduğunu öne sürdüğüm) söylemsel dikotominin, sınıf temelli siyasa girişimlerini, giderek sınıf üzerine düşünme çabalarını kötürümleştirdiği, bir vakı’a… Bu kötürümleşmenin, bu inşanın bir kutbunu (Marksistler açısından “kimlik” kutbunu) görmezden gelerek aşılamayacağı da öyle… Bir başka deyişle, bir “sınıf-kimlik” kutuplaşması inşa edip, bu zıtlığın “sınıf” ucunu “modası geçmiş”, “arkaik”, “indirgemeci” vb. ilan ederek “kimlik”i yeni toplumsal hareketlerin paradigması derekesine yükseltmek, postmodern (“sol”?) siyaset açısından ilerletici olabilir - böylelikle, iktidara ilişkin her türlü…

Devamını oku

“ÖLÜMSÜZ” İSYAN(CILAR)[*]

“ÖLÜMSÜZ” İSYAN(CILAR)[*] 

TEMEL DEMİRER “Umuda yolculuk etmek, gidilecek yere varmaktan çok daha güzeldir.”[1] “Her şey yalanla besleniyor,” diyor Selim İleri; ne yazık ki haklı… “Realist olamayacak kadar kaotik bir dünyada yaşadığımızı düşünüyorum… Dünya büyük bir akıl hastanesi, tüm insanlık da hasta. Doktor kimliğinde, toplumu hasta eden politikacılara ise asla güvenilmemeli,” diye ekliyor Tadashi Suzuki; o da haklı… Sürdürülemez kapitalist uygar(sız)lık, her şeyi yerle yeksan edip, çürütüyor… Çürümenin karşısına dikilmek, insanı tekrar isyana çağırmak atılacak ilk adım; bunun için de güçlü bir bellek tazelemesine muhtacız… Çünkü “Çürüme, belleksizlikle başlar…”[2]

Devamını oku

Pre 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 Next

Yazarlar



Yeni Haber ve Yorumlar
KÜRDÜN ÖZERKLİK MESELESİ
Sadık Varer / Mustafa Kemal, 27 Hazi...
14 Temmuz, Devrimci Çizgi Direnişçiliğinin Bayrağıdır!
M. Can YÜCE / ( Bir yıl önce yazdığ...
Bernameya siyasî‌ ya Lîsta Goran
KNN/Kurdistan Wekî dihête zanîn li b...
Kampanya 2. 50 Pirtûk= 125 €
Kampanya  2. Li gor ragîhandina rayed...
Dersim Konferansı sonuç bildirisi
 Kurdocide Watch – CHAK / SOYKIRIM KA...
Kîmyawî hat îdamkirin!
KNN/Kurdistan-Iraq Elî Kîmyawî,  qe...
Önerdiklerimiz 2
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Prev Next

Mücadele Tarihimizde Bir Kilometre Taşı: 14 TEMMUZ BÜYÜK ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİ![1]

Mücadele Tarihimizde Bir Kilometre Taşı: 14 TEMMUZ BÜYÜK ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİ![1]

M. Can YÜCE / Bugün 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Eyleminin on yedinci yıldönümü.... Read more

DİYARBAKIR ZİNDANLARINDA KİTLESEL DEVRİM: EYLÜL DİRENİŞİ / M. Can YÜCE

DİYARBAKIR ZİNDANLARINDA KİTLESEL DEVRİM: EYLÜL DİRENİŞİ / M. Can YÜCE

Aşağıda okuyacağınız yazı, yaklaşık 20 yıl önce yazılan "Diyarbakır Zindan Direnişi" adlı kitaptan alınan bir... Read more

HAYRİ’NİN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU[1] / M. Can YÜCE

HAYRİ’NİN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU[1] / M. Can YÜCE

Gece karanlıktı, zifiri karanlık. Hava ağırdı. Teslimiyet ve ihanet kol geziyordu. Daha çok da zindanın... Read more

12 EYLÜL FAŞİZMİ ÜZERİNE / M. Can YÜCE

12 EYLÜL FAŞİZMİ ÜZERİNE / M. Can YÜCE

Not: 10 yıl önce kaleme alınan bu değerlendirmenin bugün için de geçerli olduğuna inanıyoruz. Sosyalistê... Read more

Kimler Sitede
Şu anda 14 konuk çevrimiçi
Önerdiğimiz Kitaplar
  • 1
  • 2
  • 3

Kitabın tümünü okumak için burayı tıklayın...

Kitabın tümünü okumak için burayı tıklayın...

Kitabın tümünü okumak için burayı tıklayın...

Önerdiklerimiz
  • 1
  • 2
  • 3

“KAWA DAVASI SAVUNMASI VE KÜRTLERDE SİYASİ SAVUNMA GELENEĞİ” ÜZERİNE BAZI NOTLAR /M. Can YÜCE

News image

Cemil Gündoğan imzasıyla “Kawa Davası ve Kürtlerde Siyasi Savunma Geleneği” adlı kitap V... Devamını oku...

TASFİYECİLİĞİ ÖRTME VE TEORİLEŞTİRME ARACI: DEMOKRATİK KONFEDERALİZM!

TASFİYECİLİĞİ ÖRTME VE TEORİLEŞTİRME ARACI: DEMOKRATİK KONFEDERALİZM! M. Can YÜCE İmra... Devamını oku...

TEHCİR, GÖÇERTME HAREKETİ VE KÜRDİSTAN TOPLUM YAPISINA ETKİLERİ

—Toplumsal yapıda oluşan alt üst oluşlar, bunun devrim mücadelesinin önü... Devamını oku...

Bir Dönemin Tanıklığı
  • 1
  • 2
Prev Next

Bir Dönemin Tanıklığı -2-

Bir Dönemin Tanıklığı -2-

Belge: 1 BAŞKANLIK KONSEYİNE, Arkadaşlar, Uzun süredir size kapsamlı bir rapor yazma ihtiyacındaydım. Ama bir yandan bazı gelişmelerin biraz daha netleşmesini bekledim, bir yandan da yazacağım raporu size sağlıklı bir biçimde ulaştırma sorunumuz... Read more

Bir Dönemin Tanıklığı -1-

Bir Dönemin Tanıklığı -1-

Kısa Açıklama: Aşağıda okuyacağınız mektup ve raporlar, 1999 yılında yazıldı. Bir döneme tanıklık etmektedir. Bu belgeler, İmralı sürecinin o günkü koşullarda değerlendirmesi ve bu sürece alınması gereken tavır konusunda önemli ve... Read more